6 Temmuz 2010 Salı

Rıfkı'yı kaybettik, acımız sonsuz

Evimi havalandırmak için pencereyi açtığım bir gün, Rıfkı girdi hayatıma ansızın ve habersiz. Bu süpriz gelişme karşında ikimiz de şaşkındık. Ben "o kim?" , o "burası neresi?" diye düşünüyordu.

Rıfkı'ya dışarı çıkmasını söyledim, anlamadı. Elimle pencereyi işaret ederek yol göstermeye çalıştım. Yine anlamadı. Pencereyi açık bıraktım, gitsin diye. Ya beceremedi pencereden çıkmayı ya da halinden memnundu. İnatla benimle kalmaya devam etti. Aradan 8 saat geçti, ben de onu kabullenmeye karar verdim. Gece sessiz ve sakin geçti. Derin ve kesintisizce uyudum.

Sabah garip bir ses ile korkudan kalbim çıkacaksanına bir panik ile uyandım. Rıfkı huysuzlanmıştı. Garip sesler çıkarıp, vozulduyordu. Pencereyi açtım ve çıkması için bağırdım. Tutup itekleyip pencereden atmak, fırlatmak istedim ama benden daha çevikti, yakalayamadım. İşe gitmem gerekiyordu. Pencereyi aralık bırakıp kapıyı çektim ve çıktım.

Akşam eve gittiğimde Rıfkı'ya baktım. Rıfkı yoktu. 2-3 saniye süren şaşkınlığım, ondan artık kurtulduğumu düşünmem ile memnuniyete döndü. Rıfkı'sız eski hayatıma geri döndüm. Önce biraz dinlenip televizyon seyrettim. Acıkınca kalkıp, ayak üzeri bir yemek yiyip, 2 gün önce yaptığım limonatamı içtim. Sonra 2,5 saat aralıksız çektiğim fotoğrafları düzenlemek ile uğraştım. Tam müzik dinlemek için diğer bilgisayarıma doğru giderken onu gördüm. Cansız bedeni, salonun ceviz rengi parkelerinin üzerinde siyah bir zeytin gibi duruyordu.

Çok zaman geçirmemiştik, ancak uyumlu bir dosttu. Her zaman olmasa da, iyi anlaşıyorduk. Vızıltısı ile evime bir ses getirmişti. Geceleri perdenin kornişinde beni rahatsız etmeyerek sesizce uyuyacak kadar da kibardı. 64 saatlik, evimin kadrolu arısı Rıfkı'yı dün gece saat 1:32 civarında kaybettim, acım sonsuz.


Yazının şarkısı : Godfather theme http://www.youtube.com/watch?v=HWqKPWO5T4o

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder